AK Parti 'Beyaz Türkler'i kazanmaya çalışacak
Yerel seçimlerde yaşanan oy kaybının nedenleri üzerine çalışan AK Parti'nin gündeminde 'Beyaz Türkler' var. Kıyı şeridinde yaşayanların ve varlıklı kesimin oyunu almakta zorlanan iktidar partisi bunun sebeplerini öğrenmeye çalışıyor.
Başbakan Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda çalışma başlatıldı. Bilim adamları, siyasal tercihleri etkileyen sebepleri ortaya çıkaracak. Bu veriler üzerinden yeni bir siyaset dili geliştirilecek.
Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerden sonra istişare süreci başlattı. Bakanları ve parti yönetimini dinledi. MKYK üyeleri ile milletvekillerinin de görüşünü alacak. Kabine değişikliği bu görüşmelerin ardından şekillenecek. Önceki gün yapılan MYK toplantısında seçim sonuçlarını değerlendiren Erdoğan, vatandaşın desteğinin sürdüğünü ancak kendilerine verilen mesajı iyi okumaları gerektiğini söyledi. Toplantıda oy kaybının faturası hükümet politikalarına değil, adaylara, teşkilata ve milletvekillerine kesildi. Birçok yerde aday gösterilmeyen isimlerin teşkilatın aleyhine çalıştığı dile getirildi. 6 saat süren MYK'da konuşulduğu ileri sürülen konular şunlar:
Önce kabine, sonra yönetim değişecek
İstişare sürecinin ardından kabine değişikliğine gidilecek. Bazı bakanlarla birlikte Meclis grup yönetiminin de değişime uğraması bekleniyor. Bazı bakanların grup başkan vekilliğine kaydırılması gündemde. Parti yönetiminde revizyon için kongre bekleniyor. Değişimi öne alabilmek için AK Parti'nin olağan kongresinin tarihi değişiyor. Kasım ayındaki kongre, eylül veya ekime çekilecek. Başbakan Erdoğan, yeni bir MKYK yapılanması ile genel merkez yönetimini yenileyecek.
320 milletvekili alınıyor
AK Parti, bugün seçim olsa yine tek başına iktidara geliyor. Yerel seçim sonuçlarına göre 320 milletvekili çıkarıyor. 22 Temmuz seçiminde AK Parti'nin sadece Tunceli'de milletvekili yoktu. Bugünkü tabloya göre yüzde 20'nin üzerinde olan Tunceli'den de milletvekili çıkarabiliyor.
BBP'ye 500 bin oy gitti
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşadığı talihsiz kaza, AK Parti'den BBP'ye oy akışına yol açtı. Tespitlere göre kazanın oluşturduğu duygusal tablodan dolayı 500 bin kişi AK Parti yerine BBP'ye oy verdi.
CHP, 26 ilde yüzde 10'un altında
Sadece AK Parti, Türkiye partisi olma özelliğine sahip. CHP, MHP ve DTP bölgesel partiler olarak dikkat çekiyor. AK Parti'nin yüzde 20'den az oy aldığı yer yok. Sadece 2 ilde yüzde 25'in altında aldı. 40 ilde ise yüzde 40'ın üstüne çıktı. CHP, 26 ilde yüzde 10'un altında. Bu illerin 16'sında yüzde 5'e bile erişemedi. Diyarbakır, Hakkari gibi illerde yüzde 1'in altına indi. MHP de 22 ilde yüzde 10'un altına indi.
Kırmızı çizgiler değişmeyecek
CHP, MHP, DTP ve SP kimlik siyaseti ile oy aldı. Kendileri ise hizmet siyaseti yaptı. Doğru bir yaklaşım olsa da bazı yerlerde denge sağlanamadı. Adaylar ve milletvekilleri bu felsefeyi yeterince anlatamadı. Bu konuda bir anlayış değişikliği düşünülmüyor. AK Parti'nin kuruluş felsefesi değişmeyecek.
Ömer Şahin
02 Nisan 2009 Perşembe
24 Mart 2009 Salı
Atık su arıtma tesisi bitti: Tuz Gölü, kirlilikten kurtuldu
Atık su arıtma tesisi bitti: Tuz Gölü, kirlilikten kurtuldu
Son bir kaç yıldır yaşanan kuraklık ve atık sular yüzünden tehlike sinyalleri vermeye başlayan Tuz Gölü için sevindirci bir gelişme yaşandı.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan atık su arıtma tesisi, bir taraftan ovaya temiz su verirken diğer taraftan Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Tuz Gölü'nü kirlenmekten kurtaracak. Tesis, günde 200 bin metreküp kirli suyu işleyerek kullanabilir duruma getirecek.
Her yıl başta Konya olmak üzere Kulu, Cihanbeyli, Şereflikoçhisar ilçeleri ile Aksaray'ın kirli su atıkları göle akıyordu. Gölü kirlilik tehdidinden kurtarmak için 20 yıl önce gündeme getirilen Konya Atıksu Arıtma Tesisi tamamlandı. Resmi açılışı henüz yapılmayan tesis, kirli suyu arıtıp, temiz su vermeye başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in verdiği bilgiye göre, yaklaşık 50 milyon dolara mal olan tesis yılda 50 milyon metreküp atık su arıtma kapasitesine sahip olacak. Tesisten çıkacak çamur, havasız çürütme sonucu gübre haline getirilecek. Bu gübreler de çoraklaşmanın yoğun olduğu bölgelerde kullanılabilecek.
Flamingolar da kurtulacak
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın resmi rakamlarına göre, bugüne kadar Tuz Gölü'ne yılda bin 944 ton deterjan, 90 bin ton yağ ve gres, bin 500 ton organik madde, 276 ton cıva ile yüksek oranda kurşun gibi ağır metaller aktı. Göldeki kirlilik en çok doğal hayatı vurdu. Dünyanın en büyük flamingo kolonisini Türkiye'ye çeken tuzlu su karideslerini tehdit eder hale geldi. Arıtma tesisi sayesinde Tuz Gölü'ne küsen flamingoların yeniden bölgeye dönmesi bekleniyor. Kulu Kaymakamı Erkaya Yırık, bir zamanlar sayıları yüz binleri bulan flamingoların sayısının parmakla sayılabilecek kadar azaldığına dikkat çekti. Tuz Gölü havzasındaki hayvancılık, tarım ve tuz üretiminden yaklaşık 900 milyon dolar gelir elde ediliyor. Sadece tuz üretimiyle ülke ekonomisine yılda yaklaşık 500 milyon dolar katkı sağlanıyor. Havzada hayvancılıktan yılda 182 milyon dolar gelir elde edilirken, 52 bin hektar alanda yapılan sulu tarımdan da yaklaşık 130 milyon dolar kazanç sağlanıyor.
Aydın Hızlıca, Ünal Livaneli
Son bir kaç yıldır yaşanan kuraklık ve atık sular yüzünden tehlike sinyalleri vermeye başlayan Tuz Gölü için sevindirci bir gelişme yaşandı.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan atık su arıtma tesisi, bir taraftan ovaya temiz su verirken diğer taraftan Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Tuz Gölü'nü kirlenmekten kurtaracak. Tesis, günde 200 bin metreküp kirli suyu işleyerek kullanabilir duruma getirecek.
Her yıl başta Konya olmak üzere Kulu, Cihanbeyli, Şereflikoçhisar ilçeleri ile Aksaray'ın kirli su atıkları göle akıyordu. Gölü kirlilik tehdidinden kurtarmak için 20 yıl önce gündeme getirilen Konya Atıksu Arıtma Tesisi tamamlandı. Resmi açılışı henüz yapılmayan tesis, kirli suyu arıtıp, temiz su vermeye başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in verdiği bilgiye göre, yaklaşık 50 milyon dolara mal olan tesis yılda 50 milyon metreküp atık su arıtma kapasitesine sahip olacak. Tesisten çıkacak çamur, havasız çürütme sonucu gübre haline getirilecek. Bu gübreler de çoraklaşmanın yoğun olduğu bölgelerde kullanılabilecek.
Flamingolar da kurtulacak
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın resmi rakamlarına göre, bugüne kadar Tuz Gölü'ne yılda bin 944 ton deterjan, 90 bin ton yağ ve gres, bin 500 ton organik madde, 276 ton cıva ile yüksek oranda kurşun gibi ağır metaller aktı. Göldeki kirlilik en çok doğal hayatı vurdu. Dünyanın en büyük flamingo kolonisini Türkiye'ye çeken tuzlu su karideslerini tehdit eder hale geldi. Arıtma tesisi sayesinde Tuz Gölü'ne küsen flamingoların yeniden bölgeye dönmesi bekleniyor. Kulu Kaymakamı Erkaya Yırık, bir zamanlar sayıları yüz binleri bulan flamingoların sayısının parmakla sayılabilecek kadar azaldığına dikkat çekti. Tuz Gölü havzasındaki hayvancılık, tarım ve tuz üretiminden yaklaşık 900 milyon dolar gelir elde ediliyor. Sadece tuz üretimiyle ülke ekonomisine yılda yaklaşık 500 milyon dolar katkı sağlanıyor. Havzada hayvancılıktan yılda 182 milyon dolar gelir elde edilirken, 52 bin hektar alanda yapılan sulu tarımdan da yaklaşık 130 milyon dolar kazanç sağlanıyor.
Aydın Hızlıca, Ünal Livaneli
17 Mart 2009 Salı
İran'da seçim sürprizi
İran'da seçim sürprizi!
Hatemi aday değil, seçim yarışı Ahmedinejad ile Rafsancani arasında geçecek
İran'da cumhurbaşkanı seçimine 88 gün kalmasına rağmen reformcu ve muhafazakar kanatta tek aday üzerinde uzlaşma arayışları henüz sonuç vermiş değil.
İran basınında yer alan haber ve yorumlara göre bugünkü tabloya bakıldığında ve her iki kanattaki grupların görüş farklılıkları dikkate alındığında ne reformcular ne de muhafazakarlar tek aday üzerinde uzlaşacak.
Reformcuların oylarının şimdiden üçe bölünmesi hesaba katıldığında, muhafazakarların daha avantajlı olduğu düşünülebilir, ancak bu kanattan da birden çok ismin adaylığını açıklayabileceği belirtiliyor.
Muhafazakar kanadın hatırı sayılı isimlerinden ve 16 yıl süreyle Devrim Muhafızları komutanlığı görevini yürüten Muhsin Rızai, reformcular karşısında "muhafazakar koalisyon hükümeti" oluşturulması fikrini savunurken, bu kanattaki bazı gruplar, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın tek aday olarak gösterilmesi yönünde görüş bildiriyor.
Reformculardan bugüne kadar eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, İtimadı Milli Partisi Genel Başkanı Mehdi Kerrubi ve İran'ın son Başbakanı Mir Hüseyin Musevi adaylıklarını resmen açıklamıştı.
Muhafazakar gruptan da kendisi bizzat adaylığını resmen açıklamasa da Ahmedinejad'ın yeniden adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.
Ayrıca koalisyon fikrini savunan Muhsin Rızai, Eski Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ve Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bagir Galibaf'ın da aday olabileceği belirtiliyor.
Reformcu eski Cumhurbaşkanı Hatemi'nin, bu kanattaki bölünmüşlüğü önlemek için adaylıktan çekilebileceği ihtimali üzerinde de duruluyor.
Halihazırdaki tabloya bakıldığında, gruplar tek aday üzerinde uzlaşamasa asıl yarış reformcu Hatemi ile muhafazakar Ahmedinejad arasında olacak yorumları yapılıyor.
Diğer yandan her iki gruptan birden çok adayın yarışa katılmasının, halkın iradesinin sandığa yansıması açısından önemli olduğu görüşü savunuluyor.
İran'da 10. dönem cumhurbaşkanı seçimi 12 Haziranda yapılacak.
Hatemi aday değil, seçim yarışı Ahmedinejad ile Rafsancani arasında geçecek
İran'da cumhurbaşkanı seçimine 88 gün kalmasına rağmen reformcu ve muhafazakar kanatta tek aday üzerinde uzlaşma arayışları henüz sonuç vermiş değil.
İran basınında yer alan haber ve yorumlara göre bugünkü tabloya bakıldığında ve her iki kanattaki grupların görüş farklılıkları dikkate alındığında ne reformcular ne de muhafazakarlar tek aday üzerinde uzlaşacak.
Reformcuların oylarının şimdiden üçe bölünmesi hesaba katıldığında, muhafazakarların daha avantajlı olduğu düşünülebilir, ancak bu kanattan da birden çok ismin adaylığını açıklayabileceği belirtiliyor.
Muhafazakar kanadın hatırı sayılı isimlerinden ve 16 yıl süreyle Devrim Muhafızları komutanlığı görevini yürüten Muhsin Rızai, reformcular karşısında "muhafazakar koalisyon hükümeti" oluşturulması fikrini savunurken, bu kanattaki bazı gruplar, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın tek aday olarak gösterilmesi yönünde görüş bildiriyor.
Reformculardan bugüne kadar eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, İtimadı Milli Partisi Genel Başkanı Mehdi Kerrubi ve İran'ın son Başbakanı Mir Hüseyin Musevi adaylıklarını resmen açıklamıştı.
Muhafazakar gruptan da kendisi bizzat adaylığını resmen açıklamasa da Ahmedinejad'ın yeniden adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.
Ayrıca koalisyon fikrini savunan Muhsin Rızai, Eski Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ve Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bagir Galibaf'ın da aday olabileceği belirtiliyor.
Reformcu eski Cumhurbaşkanı Hatemi'nin, bu kanattaki bölünmüşlüğü önlemek için adaylıktan çekilebileceği ihtimali üzerinde de duruluyor.
Halihazırdaki tabloya bakıldığında, gruplar tek aday üzerinde uzlaşamasa asıl yarış reformcu Hatemi ile muhafazakar Ahmedinejad arasında olacak yorumları yapılıyor.
Diğer yandan her iki gruptan birden çok adayın yarışa katılmasının, halkın iradesinin sandığa yansıması açısından önemli olduğu görüşü savunuluyor.
İran'da 10. dönem cumhurbaşkanı seçimi 12 Haziranda yapılacak.
14 Mart 2009 Cumartesi
Mardin, 'alternatif tıp'ın merkezi olacak
Mardin, 'alternatif tıp'ın merkezi olacak
Artuklu Üniversitesi, taş evleriyle ünlü Mardin'i bölgenin cazibe merkezi yapmayı planlıyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi, yükseköğretime iddialı bir giriş yaptı. Bünyesinde açılacak Kürt Dili ve Süryani dili anabilim dalları ile dikkatleri üzerine çeken üniversite, en az TRT Şeş kadar ses getirmeyi planlıyor.
Yeni eğitim yuvasının bir diğer önemli hedefi, Mardin'i bölgenin alternatif tıp merkezi haline getirerek, bilimde çığır açmak. Bu kapsamda Uzakdoğu, Rus ve kadim Mezopotamya tıbbıyla ilgili anabilim dalları kurulacak. Akupunktur, musiki ve çeşitli psikolojik tedavi yöntemleri ders olarak işlenecek. Böylece sağlık turizmine akademik bir nitelik kazandırılacak.
Üniversitenin kurucu rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, çalışmalarını Zaman'a anlattı. Güneydoğu için en faydalı üniversitenin sosyal bilimler alanında olacağını söyleyen Omay, Artuklu'yu bölgenin 'Medeniyetler Üniversitesi' haline getireceklerini vurguladı. "Bölge halkının barışına, ilim ile gelişmesine yardımcı olmak temel kaygımız. Gerek Kürt gerekse Süryani dili milletin hayrına olacak." diye konuştu. Bu noktada yöre halkıyla yakın temas içine girdiklerine dikkat çekerek, üniversite bünyesinde Kürt ve Süryani dili anabilim dalları açma noktasında sona yaklaştıklarını kaydetti. Yükseköğretim Kurulu'ndan izin çıkması halinde 2009'da yüksek lisans ve doktora talebeleri almaya başlayacaklarını belirtti.
Prof. Omay'a göre, bu çalışmalar en az Kürtçe televizyon TRT Şeş kadar etkili olacak. Kürt ve Süryani dili bölümleri açılmasında hem Kürt aydınlardan hem de bölgedeki Mardin Süryani Metropoliti Saliba Özmen'den destek alan üniversite, Arap ve Fars dillerinde de bölüm kurmayı planlıyor. Şu anda bünyesinde misafir öğretim üyesi de barındıran kuruma, Kuzey Irak'taki Dukok ve Erbil üniversiteleri ile Şam Üniversitesi'nden öğretim üyesi geliyor.
Artuklu Üniversitesi'nin ikinci önemli hedefi, Mardin'i bölgenin alternatif tıp merkezi haline getirmek. Bu noktada eski Mezopotamya, Uzakdoğu ve Rus alternatif tıbbı öğretilecek. Bu eğitimin hem bölgeye hem de sağlık turizmine büyük fayda sağlayacağını aktaran Omay, akupunktur, musiki ve çeşitli psikolojik tedavi yöntemlerinin işleneceğini dile getirdi. 2 bin öğrenci ve 65 öğretim görevlisinin yer aldığı üniversite, güzel sanatlar, konservatuar ve mimarlık alanında da faaliyetler yürütecek.
Artuklu Üniversitesi, taş evleriyle ünlü Mardin'i bölgenin cazibe merkezi yapmayı planlıyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi, yükseköğretime iddialı bir giriş yaptı. Bünyesinde açılacak Kürt Dili ve Süryani dili anabilim dalları ile dikkatleri üzerine çeken üniversite, en az TRT Şeş kadar ses getirmeyi planlıyor.
Yeni eğitim yuvasının bir diğer önemli hedefi, Mardin'i bölgenin alternatif tıp merkezi haline getirerek, bilimde çığır açmak. Bu kapsamda Uzakdoğu, Rus ve kadim Mezopotamya tıbbıyla ilgili anabilim dalları kurulacak. Akupunktur, musiki ve çeşitli psikolojik tedavi yöntemleri ders olarak işlenecek. Böylece sağlık turizmine akademik bir nitelik kazandırılacak.
Üniversitenin kurucu rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, çalışmalarını Zaman'a anlattı. Güneydoğu için en faydalı üniversitenin sosyal bilimler alanında olacağını söyleyen Omay, Artuklu'yu bölgenin 'Medeniyetler Üniversitesi' haline getireceklerini vurguladı. "Bölge halkının barışına, ilim ile gelişmesine yardımcı olmak temel kaygımız. Gerek Kürt gerekse Süryani dili milletin hayrına olacak." diye konuştu. Bu noktada yöre halkıyla yakın temas içine girdiklerine dikkat çekerek, üniversite bünyesinde Kürt ve Süryani dili anabilim dalları açma noktasında sona yaklaştıklarını kaydetti. Yükseköğretim Kurulu'ndan izin çıkması halinde 2009'da yüksek lisans ve doktora talebeleri almaya başlayacaklarını belirtti.
Prof. Omay'a göre, bu çalışmalar en az Kürtçe televizyon TRT Şeş kadar etkili olacak. Kürt ve Süryani dili bölümleri açılmasında hem Kürt aydınlardan hem de bölgedeki Mardin Süryani Metropoliti Saliba Özmen'den destek alan üniversite, Arap ve Fars dillerinde de bölüm kurmayı planlıyor. Şu anda bünyesinde misafir öğretim üyesi de barındıran kuruma, Kuzey Irak'taki Dukok ve Erbil üniversiteleri ile Şam Üniversitesi'nden öğretim üyesi geliyor.
Artuklu Üniversitesi'nin ikinci önemli hedefi, Mardin'i bölgenin alternatif tıp merkezi haline getirmek. Bu noktada eski Mezopotamya, Uzakdoğu ve Rus alternatif tıbbı öğretilecek. Bu eğitimin hem bölgeye hem de sağlık turizmine büyük fayda sağlayacağını aktaran Omay, akupunktur, musiki ve çeşitli psikolojik tedavi yöntemlerinin işleneceğini dile getirdi. 2 bin öğrenci ve 65 öğretim görevlisinin yer aldığı üniversite, güzel sanatlar, konservatuar ve mimarlık alanında da faaliyetler yürütecek.
Etiketler:
'alternatif tıp'ın merkezi olacak,
Mardin
10 Mart 2009 Salı
E-fatura 25 bin fidana dönüştü, hedef yüz bin
E-fatura 25 bin fidana dönüştü, hedef yüz bin
Türk Telekom'un başlattığı e-fatura sistemi ile 20 ile toplam 25 bin fidan dikildi. Şirket, bu kapsamda yıl sonuna kadar 100 bin fidana ulaşmayı hedefliyor.
e-fatura hizmetine geçen abonelere aylık fatura ve dökümleri mail adreslerine elektronik ortamda gönderiliyor. Böylece kâğıt israfı ve postalama masrafı ortadan kalkıyor. Türk Telekom, e-fatura sayesinde elde edilen tasarrufu Türkiye genelinde ağaçlandırma çalışmalarına harcıyor.
Türk Telekom'un başlattığı e-fatura sistemi ile 20 ile toplam 25 bin fidan dikildi. Şirket, bu kapsamda yıl sonuna kadar 100 bin fidana ulaşmayı hedefliyor.
e-fatura hizmetine geçen abonelere aylık fatura ve dökümleri mail adreslerine elektronik ortamda gönderiliyor. Böylece kâğıt israfı ve postalama masrafı ortadan kalkıyor. Türk Telekom, e-fatura sayesinde elde edilen tasarrufu Türkiye genelinde ağaçlandırma çalışmalarına harcıyor.
06 Mart 2009 Cuma
Hurda araçlar için fırsat
Hurda araçlar için fırsat
Konya Vergi Dairesi Başkanı Sıtkı Aksöz, 30 yaş üstü araçlarını bedelsiz olarak teslim edenlerin, Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezası ile 2008 yılı sonuna kadar kesilen idari para cezalarını ödemeyeceklerini hatırlattı.
Aksöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 28 Şubat 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ''5838 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un geçici 2. maddesi ile ''Hurda ve Mevcut Olmayan Araçların Tasfiyesi''nden yararlanma fırsatı getirildiğini ifade etti.
Hurda ve mevcut olmayan araçlarının birikmiş Motorlu Taşıtlar Vergisi borçları nedeniyle, aracından bir türlü kurtulamamış çok sayıda kişinin olduğunu belirten Aksöz, Konya'da da bu kapsamda 32 bin adet motorlu taşıt bulunduğunu vurguladı.
Söz konusu yasanın, 1979 ve daha eski model motorlu araçları kapsadığını dile getiren Aksöz, ''30 yaş üstü aracı olanlar 30 Haziran 2010 tarihine kadar araçlarını İl Özel İdarelerine veya Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İşletmesi Müdürlüklerine teslim edip kayıt ve tescillerini sildirerek hurdaya ayırabilirler'' dedi.
30 yaş üstü aracını bedelsiz olarak hurdaya ayırma işlemini gerçekleştiren kişilerin, 31 Aralık 2009 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezası ile 2008 yılı sonuna kadar kesilen idari para cezalarını ödemeyeceklerini vurgulayan Aksöz, ''Daha önce hurdaya ayırma işlemi yapılması için ilişik kesme belgesi (borcu yok belgesi) aranmakta iken bu düzenlemeye göre yapılan hurdaya ayırma işleminde bu belge aranmayacaktır. Ayrıca, araçlarını noter satış senediyle alıp trafikte adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olanlar da 31 Aralık 2009 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlamaları durumunda bu düzenlemeden yararlanabilirler'' diye konuştu.
Aksöz, aynı yasa ile 11 yaş üstü (1998 model ve daha eski taşıtlar) araçlar için, 28 Şubat 2009 tarihi itibariyle herhangi bir nedenle motorlu taşıt vasfını kaybeden veya mevcut olmayan araçların 31 Aralık 2009 tarihine kadar Motorlu Taşıtlar Vergisinin 4'te birinin ödenmesi kaydıyla, Motorlu Taşıtlar Vergisinin geri kalan kısmı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları, tescil plakasına kesilen idari para cezaları ödenmeksizin, aracın tescil kaydının silinmesi imkanının da getirildiğini belirtti.
30 yaş ve 11 yaş üstü araçlara getirilen bu olanaktan yararlanabilmek için belirtilen süreler içinde Vergi Dairelerine başvuruda bulunulması gerektiğini dile getiren Aksöz, şunları kaydetti:
''Ayrıca, 5 Temmuz 2003 tarihinden önce çalınan araçlara ilişkin de bazı yeni düzenlemeler yapıldı. Daha önce yapılmış düzenlemelerle 5 Temmuz 2003 tarihinden sonra çalınan araçlar için, çalınma tarihinden itibaren Motorlu Taşıtlar Vergisi alınmamaktaydı. Bu son düzenlemeyle 5 Temmuz 2003 tarihinden önce çalınan araçlar için tasfiye işlemlerinde, 28 Şubat 2009 tarihine kadar ödenmemiş olan, Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezaları ödenmeyecektir.''
Konya Vergi Dairesi Başkanı Sıtkı Aksöz, 30 yaş üstü araçlarını bedelsiz olarak teslim edenlerin, Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezası ile 2008 yılı sonuna kadar kesilen idari para cezalarını ödemeyeceklerini hatırlattı.
Aksöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 28 Şubat 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ''5838 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un geçici 2. maddesi ile ''Hurda ve Mevcut Olmayan Araçların Tasfiyesi''nden yararlanma fırsatı getirildiğini ifade etti.
Hurda ve mevcut olmayan araçlarının birikmiş Motorlu Taşıtlar Vergisi borçları nedeniyle, aracından bir türlü kurtulamamış çok sayıda kişinin olduğunu belirten Aksöz, Konya'da da bu kapsamda 32 bin adet motorlu taşıt bulunduğunu vurguladı.
Söz konusu yasanın, 1979 ve daha eski model motorlu araçları kapsadığını dile getiren Aksöz, ''30 yaş üstü aracı olanlar 30 Haziran 2010 tarihine kadar araçlarını İl Özel İdarelerine veya Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İşletmesi Müdürlüklerine teslim edip kayıt ve tescillerini sildirerek hurdaya ayırabilirler'' dedi.
30 yaş üstü aracını bedelsiz olarak hurdaya ayırma işlemini gerçekleştiren kişilerin, 31 Aralık 2009 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezası ile 2008 yılı sonuna kadar kesilen idari para cezalarını ödemeyeceklerini vurgulayan Aksöz, ''Daha önce hurdaya ayırma işlemi yapılması için ilişik kesme belgesi (borcu yok belgesi) aranmakta iken bu düzenlemeye göre yapılan hurdaya ayırma işleminde bu belge aranmayacaktır. Ayrıca, araçlarını noter satış senediyle alıp trafikte adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olanlar da 31 Aralık 2009 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlamaları durumunda bu düzenlemeden yararlanabilirler'' diye konuştu.
Aksöz, aynı yasa ile 11 yaş üstü (1998 model ve daha eski taşıtlar) araçlar için, 28 Şubat 2009 tarihi itibariyle herhangi bir nedenle motorlu taşıt vasfını kaybeden veya mevcut olmayan araçların 31 Aralık 2009 tarihine kadar Motorlu Taşıtlar Vergisinin 4'te birinin ödenmesi kaydıyla, Motorlu Taşıtlar Vergisinin geri kalan kısmı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları, tescil plakasına kesilen idari para cezaları ödenmeksizin, aracın tescil kaydının silinmesi imkanının da getirildiğini belirtti.
30 yaş ve 11 yaş üstü araçlara getirilen bu olanaktan yararlanabilmek için belirtilen süreler içinde Vergi Dairelerine başvuruda bulunulması gerektiğini dile getiren Aksöz, şunları kaydetti:
''Ayrıca, 5 Temmuz 2003 tarihinden önce çalınan araçlara ilişkin de bazı yeni düzenlemeler yapıldı. Daha önce yapılmış düzenlemelerle 5 Temmuz 2003 tarihinden sonra çalınan araçlar için, çalınma tarihinden itibaren Motorlu Taşıtlar Vergisi alınmamaktaydı. Bu son düzenlemeyle 5 Temmuz 2003 tarihinden önce çalınan araçlar için tasfiye işlemlerinde, 28 Şubat 2009 tarihine kadar ödenmemiş olan, Motorlu Taşıtlar Vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezaları ödenmeyecektir.''
04 Mart 2009 Çarşamba
Çalınan laptop bağıracak
Çalınan laptop bağıracak
Dizüstü bilgisayar çalındığında ekranında kayıp yazarak bağırmaya başlayacak
Çalınan laptopların izini sürmek için hazırlanan programın ardından, "Front door Software'' adlı şirket tarafından geliştirilen yeni program hırsızların işini zorlaştıracak.
Laptop'un sahibi bir internet sitesine girerek kayıt yaptıracak. Bu kayıt yardımıyla bilgisayar açıldığında ekranında ''kayıp ya da çalıntı'' ibaresi belirecek. Bilgisayarın sahibi isterse sesli mesaj alternatifini de kullanabilecek ve bilgisayarın gönderilecek komutla, açıldığı an çevreye "Bu bilgisayar çalınmıştır" mesajı yayması sağlanabilecek. Mesajın 30 saniyede bir tekrarlanması da mümkün olacak ve hırsız bilgisayarı açıp kapatsa da buna engel olamayacak.
Programın fiyatının 29,95 dolar olduğu belirtildi.
İngiltere'de hırsızlık vakaları giderek artarken, sadece 2006 yılı boyunca başkent Londra'da çalınan dizüstü bilgisayar sayısının 15 bin olduğu bildirildi.
Dizüstü bilgisayar çalındığında ekranında kayıp yazarak bağırmaya başlayacak
Çalınan laptopların izini sürmek için hazırlanan programın ardından, "Front door Software'' adlı şirket tarafından geliştirilen yeni program hırsızların işini zorlaştıracak.
Laptop'un sahibi bir internet sitesine girerek kayıt yaptıracak. Bu kayıt yardımıyla bilgisayar açıldığında ekranında ''kayıp ya da çalıntı'' ibaresi belirecek. Bilgisayarın sahibi isterse sesli mesaj alternatifini de kullanabilecek ve bilgisayarın gönderilecek komutla, açıldığı an çevreye "Bu bilgisayar çalınmıştır" mesajı yayması sağlanabilecek. Mesajın 30 saniyede bir tekrarlanması da mümkün olacak ve hırsız bilgisayarı açıp kapatsa da buna engel olamayacak.
Programın fiyatının 29,95 dolar olduğu belirtildi.
İngiltere'de hırsızlık vakaları giderek artarken, sadece 2006 yılı boyunca başkent Londra'da çalınan dizüstü bilgisayar sayısının 15 bin olduğu bildirildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)